
İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 24 | 200 YILLIK HAN
Alışveriş, yeme-içme: Abacıoğlu Hanı
200 senelik bir geçmişe sahip olduğu bilinen Abacıoğlu Hanı, bugün içindeki restoran, hediyelik eşya dükkânı, derici ve kafeleriyle önemli bir cazibe merkezi. Kemeraltı sokaklarında tarihi bir durak olan Abacıoğlu Hanı, Kemeraltı’nda Başdurak Camii’nden Arastaya giden Anafartalar Caddesi’nin sağ tarafında bulunuyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 72 | URLA’DA İYONYA ETKİSİ
Antik Zeytinyağı işliği ile ünlü: Klazomenai
Urla’da bulunan tarihi İyonya kenti Klazomenai, antik dönemde terrakotta lahitleri ve siyah figürlü yerli seramikleri ile ünlü önemli bir seramik üretim merkezi. Klazomenai ayrıca zeytinyağı ticaretinde de isim yapmış. Kalıntıları arasında yer alan ve M.Ö. 6’ıncı Yüzyıl’a tarihlenen zeytinyağı işliği tanımlanabilen en eski zeytinyağı üretim tesisi olarak biliniyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 81 | RUM KİLİSESİ
1992 Yangınından etkilenmeyen tek Rum kilisesi: Aziz Vukolos
Basmane’de bulunan ve 19’uncu Yüzyıl’da Rum Ortodoksları tarafından yaptırılan Aziz Vukolos Kilisesi, 1922 yılında yaşanan Büyük İzmir Yangınından etkilenmeyen tek Rum kilisesi. Günümüzde Kültür Merkezi olarak kullanılan tarihi kilise içinde bulunan müştemilatlardan biri Basın Müzesi, diğeri de İzmirli ünlü modacılar Hanife Çetiner ve Esin Yılmaz’ın koleksiyonlarının sergilendiği anı evi olarak kullanılıyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 17 | ALIŞVERİŞ SAATİ
Alsancak’ta gezinti
İzmir’in neredeyse simgeleri haline gelen Gül Sokak, Kıbrıs Şehitleri Caddesi ve Gündoğdu Meydanı, hem kafeleri ve restoranları ile kentin en hareketli bölgeleri olarak hem de ünlü markalara ev sahipliği yapan mağazalarıyla öne çıkıyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 1 | ZENGİN TARİHİ
Dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın bulunduğu Efes Antik Şehri
Antik Efes Kenti’nin kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Dönem olarak adlandırılan Cilalı Taş Devri’ne kadar dayanmaktadır. Hz. İsa'nın annesi Meryem Ana’nın, St. Jean ile birlikte Efes'e gelip hayatının son yıllarını burada yaşadığına inanılmaktadır.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 6 | TARİHİ MİRAS
Kapısında "Ölümün girmesi yasaktır" yazar: Bergama Asklepion Ören Yeri
M.Ö. 4’üncü Yüzyıl’da yapılan ve mitolojideki sağlık ve hekimlik Tanrısı Asklepious'a adanan Asklepion Sağlık ve Tedavi Merkezi, bugün Bergama’nın en önemli turizm duraklarından biri. Kapısında "Ölümün girmesi yasaktır" yazan, "Vasiyetlerin açılmadığı yer" olarak bilinen antik sağlık kenti Asklepion'un hasta tedavilerinde kullanılan telkin ve fizyoterapi çeşitleri bugün hala uygulanıyor.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 19 | MUSEVİ KÜLTÜRÜ
Sinagog zengini: Havra Sokağı
Birbirine çok yakın dokuz sinagogun bulunduğu Havra Sokağı, İzmir’de Musevi kültürünün izlerinin sürülebileceği önemli bölgelerden biri. 15’inci Yüzyıl’dan beri "Yahudi Mahallesi" olarak bilinen bu yer, Yahudilerin İspanya ve Portekiz'den sürüldükten sonra Osmanlılar tarafından kabul edilip geldikleri İzmir'deki ilk yerleşim alanı.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 47 | EGE MUTFAĞI
Esnaf Lokantalarında Yerel Lezzetler
Kemeraltı Çarşısı’nda İzmir ve Ege mutfağının en iyi örneklerini sunan esnaf lokantaları vardır. Şevketi bostan, arapsaçı ya da enginar gibi Ege’ye özgü zeytinyağlılar, Türk ve Osmanlı mutfağının vazgeçilmezi et yemekleri için birkaç adres verilebilir: Tarihi Kısmet Lokantası, Tarihi Güven Lokantası ve Billur Lokantası.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 49 | GİZLİ CENNET TİRE
Geleneksel Salı Pazarı
İzmir’e 80 kilometre uzaklıktaki Tire, salı günleri kurulan ve Türkiye'nin en büyük açık pazarlarından biri olan pazarı ile ünlüdür. Ayrıca Tire'nin "şiş köfte" adlı köftesi (Tire Köfte olarak da anılır), “Keşkek” yemeği ve ot kavurmaları da meşhurdur. Tire’de özel dokuma kumaşlardan “Peştamal” de alabilirsiniz. Özellikle “Tire Peşkiri” olarak bilinen bu dokuma, Osmanlı’da literatüre bile girmiştir.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 20 | OSMANLI HANI
Tarihi atmosferini koruyan bir yapı: Kızlarağası Hanı
1744 yılında inşa edilen, anıtsal ve mimari özelliğiyle Osmanlı hanları arasında özgün bir niteliği olan Kızlarağası Hanı, ziyaretçilerine tarihi atmosfer içinde dinlenme ve alışveriş imkânı sunuyor. Üst katta el işçiliği ürünlerin satıldığı dükkânlar ve tanınması gereken ustalar bulunan han, İzmir’deki hanların en büyüğü ve en görkemlisi.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 7 | DİNLER TARİHİNDE ÖNEMLİ BİR DURAK
Hıristiyanlar için hac yeri: Meryem Ana Evi
Selçuk'taki Bülbüldağı'nda İsa'nın annesi Meryem'in son yıllarını St. Jean (Yuhanna) ile birlikte geçirdiğine inanılan kilise.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 31 | ANA TANRIÇA KENTİ
Mermer işçiliğinin en güzel örnekleri burada: Metropolis
Torbalı Ovası’nın batısında bir tepe üzerinde bulunan ve kuruluşu M.Ö. 3’üncü Yüzyıl’a tarihlenen Metropolis Antik Kenti, Ana Tanrıça kenti olarak biliniyor. Helenistik dönemin sanat açısından önemli bir merkezi olduğu bilinen Metropolis’te son derece kaliteli ve özgün heykeltıraşlık eserleri bulunuyor. Özellikle tamamı mermerden yapılmış olan tiyatro, Helenistik dönemin mermer işçiliğinin en güzel örneklerinden.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 16 | YEME-İÇME KEYFİ
Kordon’da Bira ve Midye
Kentin en önemli ritüellerinden biri Kordon’da bira-midye keyfi yapmaktadır. Sayısız restoran, kafe, meyhane ve barın olduğu Kordon, özellikle bira ve midye ikilisi için ideal bir keyif ortamı sunmaktadır.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 10 | İNANÇ TURİZMİ
Selçuk’ta farklı hikâyeler öğrenmek: Yedi Uyuyanlar
Geç Roma imparatorlarından Decius zamanında putperestlerin zulmünden kaçan yedi Hıristiyan gencin Panayır Dağı eteklerinde sığındıkları mağara.

İZMİR'E GELMEK İÇİN 100 NEDENNEDEN 14 | AMAZONLARIN İZİNDE
İzmir'i kuşbakışı seyret: Kadifekale
Kadifekale, Tepekule'deki eski İzmir (Smyrna) dışında, kentin Pagos'ta (Kadife Dağı) yeniden kurulduğu alandır. MÖ 4’üncü Yüzyıl’da kurulan kentte bugüne kadar varlıklarını sürdüren Helen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılar bulunur. İzmir'in ve körfezin kuşbakışı seyir noktası olan Kadifekale’de yaşayan Amazon kadınlarının, dağın eteklerinden Meles Çayı kıyılarına indikleri, hâkimiyetlerini uzun yıllar sürdürdükleri rivayet edilir.